Login

GÜRÜLTÜ

GÜRÜLTÜ

          Gürültü, çağımızın önemli endüstriyel ve çevre sorunlarından biridir. Endüstriyel makine ve araç-gerecin çıkardığı sesler, yeterli ve etkin önlemler alınmadığı takdirde özellikle o iş kolunda çalışanlara önemli ölçüde zarar verebilmektedir. Örneğin tekstil endüstrisinde (4000 – 7000 devir / dakika) yüksek devirde dönen büküm makineleri, yaygın bir şekilde kullanılan mekikli dokuma tezgahları, motorlar ve havalandırma sistemine ait klima santrallerinin çıkardığı sesler birer gürültü kaynağıdır.

          Gürültü; hoşa gitmeyen, istenmeyen, rahatsız edici ses olarak tanımlanabilir. Ses ise; kulak tarafından algılanabilen hava, su ya da benzeri bir ortamdaki basınç değişimi olarak belirtilebilir. Sesin doğuşu ve yayılması, ortamdaki parçacıkların (katılar, sıvılar, gazlar) titreşimi ve bu titreşimlerin komşu parçacıklara iletilmesiyle oluşur.

         Gürültünün insan sağlığı üzerindeki olası etkileri şu şekilde özetlenebilir:

         Psikolojik etkiler; sinir bozukluğu, korku, rahatsızlık, tedirginlik, yorgunluk, zihinsel etkilerde yavaşlama, uykusuzluk vb.

         Gürültünün konuşma ile olan iletişimi önlemesi, iş verimine ve iş güvenliğine olan etkileri.

         Fizyolojik etkileri; işitme duyusunda oluşturduğu olumsuz etkiler ( İşitme kaybı ya da işitme eşiğinin kayması adı verilen işitme duyusunda azalma, kulak ağrısı, mide bulantısı (yüksek basınçlı gürültüye maruziyette ) , kas gerilmeleri stres, kan basıncında artış, kalp atışlarının ve kan dolaşımının değişimi, göz bebeğinin büyümesi vb.)

         Kulakta yüksek düzeyde gürültüye (80 dB(A)’ dan fazla olan) uzun süreler ( aylar ve yıllarsa) maruz – sunuk kalma sonucu, geriye dönüş olmayan işitme kayıpları oluşabilir. Bu kayıp; geçici, sürekli veya her ikisi de beraberce olabilir. İşitsel yorgunluk adı da verilen geçici işitme kaybı, kısa bir süre etkisinde kalınan gürültülü ortamdan uzaklaştıktan sonra (genellikle bir iki saat) ortadan kalkar.

         Sürekli işitme kaybı;
         Kişisel duyarlılığa,
         Gürültünün düzeyine (sesin toplam enerjisine),
         Gürültünün – sesin frekans dağılımına,
         Günlük toplam maruziyet- sunuk kalma süresine,
         Kişinin gürültünün etkisinde kaldığı sürenin uzunluğuna,
         Gürültünün, sürekli, kesikli ya da darbeli oluşuna bağlıdır.

         Görüleceği gibi gürültüye bağlı işitme kaybında birçok etkenin ilişkisi söz konusudur. Bu da insanları olumsuz etkiden korumak için alınması gereken önlemleri güçleştirmektedir. Sorunun çözümlenebilmesi, çalışanların korunabilmesi için etkilenme düzeylerinin, eşik değerlerinin saptanması ve buna göre işyerlerinde gürültü düzeyi ve frekans dağılımı ölçülerek değerlendirme yapılması gerekir.

         Yapılan araştırmalar sonucunda ortamdaki gürültü düzeyine bağlı olarak izin verilebilen en fazla (maksimum) çalışma süreleri saptanmıştır. ILO ve ülkemiz standartlarına göre belirlenen değerler Tablo 1’ de açıklanmıştır. Verilen değerler ortamdaki gürültünün sürekli ya da kesikli olması durumlarında geçerlidir. Patlama ve darbeli gürültülerde uygulanmaz.

         Tablo 1 : Müsaade Edilebilen Gürültü düzeyi


Max. Gürültü düzeyi dB

Gürültüye maruz  kalınan süre (saat/ gün)

80

16

85

8

90

4

95

2

100

1

105

1/2

110

1/4

115

1/8

 
        Gürültü düzeyinin ölçülmesi:


        Gürültü düzeyinin ölçülmesi ve analizi için ses düzeyi ölçü aletleri, frekans analizörleri ve kişisel veya ortam gürültü dozimetreleri kullanılır.

         İşyeri çalışma ortamında gürültü düzeyinin yüksek olup olmadığına karar vermek için teknik olmayan bazı kurallar da vardır:

         Yanında bulunan bir kişinin konuşmasının anlaşılabilmesi için, o kişinin alışılmış konuşma tonunun dışında ses tonunu arttırarak konuşması gereği, veya kişinin anlaması için kulağına doğru bağırmak zorunluluğu doğuyorsa, gürültü müsaade edilebilir (kulak koruyucusu kullanılmadan çalışılabilir) düzeyi aşmış demektir.
Eğer işçi, bir iş günü çalışma sonunda, kafasının içinde gürültü işitiyorsa ve kulağında çınlama oluyorsa aşırı düzeyde gürültüye maruz demektir.

         Eğer işçi çalışma günü bitiminde konuşma ve müzik seslerini açık ve net olarak anlamakta güçlük çekiyorsa, fakat sabahleyin işe giderken konuşma ve müzik seslerini açık ve net olarak anlıyorsa o kişi yüksek düzeyde gürültüye maruz kalıyor demektir. Önlem alınmadığı takdirde ileride kalıcı işitme kaybına uğrayacağı konusunda hiçbir şüphe yoktur.

         Gürültüye Karşı Önlem:

         İşyerlerinde gürültü konusunda alınması gereken önlem İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 78 nci maddesinde belirtilmiştir.

         Alınacak önlem sırası (1) gürültünün kaynağında, (2) yansıma kaynaklarının ortadan kaldırılması – yol da- (3) alıcıda yani kulakta engellemektir. Alınabilecek önlemler Tablo 2 ' de özetlenmiştir.

         Gürültüyü Kaynakta Azaltmak

         En etkili yoldur. Gürültü çıkartan işlemi daha az gürültülü işlemle değiştirmek. Daha az gürültü çıkartan makineleri kullanmak (ikame). Gürültü çıkartan makinelerin işleyişini yeniden düzenlemek (bakım, titreşen veya vuran bölümleri yumuşak maddelerle kaplamak, süreçte bazı değişiklikler yapmak gibi).

         Ses Enerjisinin Yayıldığı Yolda Gürültüyü Azaltmak

         Gürültü kaynağı ve ona maruz kalan kişi arasındaki uzaklığı arttırmak. Sesin havada yayılmasını önlemek için ses emici engeller kullanmak. Sesin duvar, tavan ve taban gibi geçebileceği ve yansıyabileceği yerleri ses emici malzeme ile kaplamak veya böyle malzemelerle yapmak. Gürültü kaynağını ses emici malzeme ile kapatmak veya ayırmak.

         Gürültüyü, Gürültüye Maruz Kalan Kişide Engellemek

         Gürültüye maruz kalan kişiyi tecrit etmek, kişisel koruyucu kullanmak, gürültüye maruziyet kalma süresini azaltmak veya gürültülü yerlerde rotasyonla çalıştırmak (idari kontrol), iş programını değiştirmek,

         Son çare olarak;

         İşçiler belirli gürültülü bölgelerde kulak koruyucuları kullanmalıdır. Çünkü (2) yüksek düzeyde gürültüye uzun süre maruziyet kalma çok hassas olan işitme mekanizması için zararlıdır. (3) Kulak tıkaçları veya tüm kulağı kapsayan kulak koruyucuları, gürültüyü kulak zarına gelmeden önce önler (azaltır). (4) Kulak tıkacı veya tüm kulağı içine alan koruyucuların seçimi gürültünün düzeyi ve yapılan işe bağlıdır. (5)
     
         Gürültülü bölgelerde kulak koruyucusu takılınca konuşmaları veya uyarı sinyallerini duymama endişesi yersizdir. Hatta sesler daha rahat işitilmektedir.

         Kulak koruyucuları Tablo 3’ de belirtilen “kulak koruyucusu kullanma talimatına “ iyi bir şekilde uyulmalıdır.

         Kulak Koruyucusu Kullanılması Talimatı

         1. İşçi sağlığı ve iş güvenliği görevlisi, kişinin kulağına uygun koruyucuyu vermeli ve nasıl kullanılacağını öğretmelidir.

         2. Kulak koruyucularının kullanılması aşağıdaki gibi bir alıştırma programına göre başlanılmalıdır.

         Öğleden önce Öğleden sonra

         1. gün ... ....30 dakika .......... 30 dakika
         2. gün ......... 1 saat .............. 1 saat
         3. gün ......... 2 saat ............ 2 saat
         4. gün .......... 3 saat ............. 3 saat
         5. gün ......... Tüm mesai süresince

         3. Eğer 5. Günden sonra da koruyucu kullanmakta sıkıntı çekiliyorsa işçi sağlığı ve iş güvenliği görevlisine durum bildirilmelidir.

         4. Kulak koruyucuları yıprandığında, sertleştiğinde veya şekilleri bozulduğunda değiştirilmelidir.

         5. Kulak koruyucusu herhangi bir yerde unutulmuşsa veya kaybedilmiş ise, mutlaka yeni bir koruyucu alıp kullanılmalıdır.

         6. Kirli kulak tıkacı, asla kullanılmamalıdır. Kulak tıkaçları günde en az bir kere sabun ve su ile yıkanmalıdır.

         7. Uygun bir bakımla kulak tıkaçları (ear plugs) aylarca, tüm kulağı kaplayan koruyucular (ear muffs) yıllarca kullanılabilir.

         İŞİTME DUYUSUNA DEĞER BİÇİLEMEZ ONU KORU

         Kulak koruyucularının kullanılması konusunda hatırlanması gereken diğer konular da şunlardır;

         En iyi kulak koruyucusu kulağa iyice uyan yani rahatça kullanılabilendir.

         Tıkaçla kulak yolundaki küçük bir açıklık koruyucunun etkinliğini önemli ölçüde azaltır. Bu nedenle iyi bir koruyucu kulağa iyice oturandır.

         Kulak tıkaçları takıldıktan sonra konuşma veya herhangi bir şeyi çiğneme sonucu yerinden
çıkabilir . Bu nedenle çalışırken zaman zaman kontrol edilerek yerine iyice yerleştirilmelidir.

         Eğer kulak tıkaçları devamlı temiz bulundurulur ise kulakta tahriş ve diğer herhangi bir reaksiyona neden olmaz.

         Eğitim;

         Gürültü düzeyi 80 dB(A) ve daha fazla olan yerlerde çalışacak her işçiye,/ personele, işe başlamadan önce; gürültünün işitme duyusuna olan olası etkileri, kulak koruyucularının amacı, avantajları, dezavantajları, kullanılması, uygun olan koruyucu tipinin belirlenmesi, bakım ve temizliği gibi konuları kapsayan eğitim verilmelidir. Bu eğitimler her yıl yenilenmelidir. Ayrıca yapılan muayene ve odiometrik testlerin açıklanması gerekir.

TEL: 0 312 257 21 33 & FAX: 0 312 255 48 96